İzmir Atatürk Organize Sanayi Bölgesi
Adres: M. Kemal Atatürk Bulvarı No : 42 35620 Çiğli / İZMİR

Telefon::(232) 376 71 76
Faks::(232) 376 71 00

Harita

Başkanın Kaleminden

Seçim Sonrasına Dikkat

2018’in sonbaharında olur mu acaba, diye tartışılan seçimler 24 Haziran kararı ile kapımızın önüne geldi. Türkiye’de iş insanları olarak sürekli değişen şartlara, neredeyse her yeni günde yeni bir profile dayanan iç ve dış siyasete alışkın olmamıza rağmen, seçim kararının bu denli hızlı ve yakın tarihli çıkışı, özellikle yaz aylarının başı itibarıyla yeni yatırım planlayan, hatta bu işler için finansal kaynak bağlantılarını yapan ya da yapmak üzere olan firmalarımız için şaşırtıcı oldu. Sonuçta ortada gerçekleştirilecek bir seçim vardır. Biz iş insanları her zaman olduğu gibi bu süreci de nasıl atlatacağımız ile ilgili düşünmeye başladık.
 
Bugüne kadar yaşadığımız seçimlerden sonra bizlerde oluşan düşünce şudur: Seçimlerden önce yapısal ve köklü değişiklikler beklemeyeceksin. Ve bu dönem genelde, kısa vadede rahatlatıcı ancak orta vadede sıkıcı ve popülist ekonomik uygulamaların yapılacağı bir dönemdir. Bu dönemlerde ne yapılabilir diye sorulduğunda ise, alınan cevaplar genelde “dövizle borçlanma, dövize güvenme, seçim dönemi ve seçim sonrası kısa dönemde ortalık yatışana kadar yeni yatırımlara girme” şeklindedir. Ne yazık ki, seçim dönemleri ülkemizde hep ekonominin gerçeklerinin ıskalandığı dönemler olmuştur.
 
Türkiye’nin ulusal gündeminde bu değişim yaşanırken, uluslararası gündemimizde neredeyse her sabah başta ABD Başkanı Trump olmak üzere, dünya liderlerinin ya da onların ekiplerinin attığı mesajlar ile şekillenmeye devam ediyor. Tüm bu gelişmeler ışığında biz sanayiciler olarak müdahale edemediğimiz, etkimizin olmayacağı gündemlerle zihnimizi meşgul etmek yerine, işimize odaklanma gayreti içindeyiz. Her ekonomi belirli dönemlerde durgunlaşabilir, sonra toparlanır ancak başta büyüme olmak üzere önemli ekonomik göstergelerin genelde aynı zaman dilimi içinde birbirine yakın, yani istikrarlı ve öngörülebilir olması arzu edilir.
 
Ne yazık ki; Türkiye’nin dünyanın en kırılgan beş ekonomisinden biri olarak kalma konusunda negatif bir istikrarı vardır. Cari açık yaşayan, dış ticaret açığı veren, dış borç oranı yüksek olan ekonomiler üretim kapasiteleri yüksek olsa bile, kırılganlık tanımından çıkamazlar.
 
Türkiye gibi cari açığı, bütçe açığı ve hazine kaynaklarındaki azalma gibi göstergeleri yaşayan ülkeler, küresel politik ve ekonomik ortamdan çok daha kolay etkilenme durumundadır. Hükümet enflasyon ile mücadeleden ödün vererek; yeni destekler ve teşvik paketleri ile piyasaları hareketli tutma, yatırımları canlandırarak yakalan büyüme ivmesini sürdürmeye çalışmaktadır. Ancak gerek ulusal ekonomik düzlemde, gerekse de firmaların kendi iç yapılarında atılması gereken yapısal adımların gerçekleştirilememesi neticesinde, borçlanma artmakta, alınan kaynaklar yeni projelere veya yatırımlara değil, kritik borçların kapatılmasında ya da yeniden yapılandırılmasında kullanılmaktadır. Oysa Mart ayında İSO tarafından hazırlanan Türkiye Sanayisinde Görünüm ve Beklentiler Raporu’nda, seçimin 2019 yılında yapılacağı inancı içinde, 2018’in üç çeyreğinde üretim, karlılık, istihdam ve yatırım harcamalarının artması beklentisi vardı. Hatta sanayiciler ithalata dayalı ihracat kıskacından biraz olsun kurtulabilmek için Ar-Ge ve dijitalleşme yatırımları planladıklarını belirtiyorlardı. Ayrıca; 2019 yılında yapılması planlanan seçimler dolayısıyla aydan aya artacağı varsayılan destek ve katkılara da bel bağlanıyordu. Ancak 24 Haziran tarihi, neredeyse 1,5 yıla yayılması beklenen ve pek çok beklenti kalemi içeren bu yeni mekanizmaların zaman ve maliyet açısından bu kadar kısa sürede ortaya konamayacağı bir tarihtir. Ayrıca, 24 Haziran sonrasında ortaya çıkacak politik tablo ne olursa olsun, Türkiye’nin mücadele etmesi gereken ciddi ekonomik veriler vardır. Bu mücadele can da yakabilir. Çünkü 24 Haziran sonrasında sandık korkusu da ortadan kalkacaktır. 2019 yerel seçimlerinin de bu seçime göre daha düşük bir profilli seçim stresi yaratması beklenmektedir.
 
Özel sektörün önünde duran en büyük korku, sürekli büyüyen borç stokudur. Bu stokunda döviz bazlı oluşu ve dövizde öngörülemeyen hareketler işletme performanslarının negatif etkilenmesinin temel faktörü olarak görülmektedir. Ayrıca, yeni mekanizmalar ile çeşitlendirilmiş olsa dahi, şu anki faiz oranları ile finansal kaynak maliyetleri şirketlerimizin karlılık ve verimlilik beklentilerini alt üst edecek düzeydedir.
 
Bizler seçimlere, seçim öncesi ve sonrası yaşanan dalgalanmalara karşı tecrübeli bir iş dünyasının mensuplarıyız. Bu noktada önemli olan, bu seçimin ülkemizin önünü açmasıdır. Demokrasi bu anlamda önemlidir. Demokrasi ile şekillenecek bir ortamda iş dünyası da yolunu daha kolay bulacaktır.
 
Bu ay içinde Ulu önder Mustafa Kemal Atatürk’ün Türkiye Cumhuriyeti’nin temellerini attığı ve çocuklara Bayram olarak armağan ettiği 23 Nisan Ulusal Egemenlik ve Çocuk Bayramı’nı 98’inci yılında da coşkuyla kutladık. Tüm dünya çocuklarının bir araya geldiği bu anlamlı günün dostluk ve kardeşlik duygularının artarak devam etmesine katkı vermesini diliyorum.
Mayıs ayı içinde İAOSB olarak çok önem verdiğimiz, bir organizasyonumuzdan da kısaca bahsetmek istiyorum. Tüm iş dünyasının yakından bildiği üzere, Türkiye’de son dönemlerde Sanayi 4.0 gündemlerimizde önemli bir yer teşkil ediyor. Bu hususta yaptığımız çalışmalar ve tartışmalar neticesinde gördük ki, Sanayi 4.0’ı sadece üretim ve rekabet gücü yönüyle değerlendirmek eksikliktir. Sanayi 4.0, ekonomik olduğu kadar, insanların ve toplumların yaşamlarının sosyal, kültürel ve hatta felsefi yönlerini de etkileyecek büyüklükte bir değişimdir.
 
Bu nedenle bizler de İAOSB Yönetim Kurulu olarak Sanayi 4.0’ın her yönüyle masaya yatırılacağı, tüm yönleri ile değerlendirileceği bir sempozyum düzenleyerek, bu sempozyumun sonuçlarını ve çıktılarını toplumumuz ile paylaşmaya karar verdik.
 
Bu kararımızı da 9 Mayıs 2018 Çarşamba günü Swissotel Büyük Efes İzmir’de gerçekleştireceğimiz “Sanayi 4.0 İnsan-Toplum-Teknoloji” sempozyumu ile gerçekleştiriyoruz. Bu organizasyonumuzu uluslararası boyutta düşünerek geçmiş dönem İrlanda Başbakanı John Bruton gibi birbirinden değerli ve önemli konuşmacı ve panelistlerimiz bizlerle birlikte olacak. Program ile ilgili tüm detayları dergimizin sayfalarında göreceksiniz.
Başta siz değerli sanayici dostlarımız olmak üzere, iş dünyasının tüm temsilcilerini bu toplantımızda görmeyi arzu ediyoruz. Temennimiz, kimilerine göre çoktan gelen, kimilerine göre ise gelmek üzere olan bu büyük bir değişime toplumumuzun, sanayimizin hazır olmasına katkı yaratabilmektir. 
 
 
 

 

İAOSB Yerleşim PlanıİAOSB MedyaİAOSB Haber DergisiİAOSB Tanıtım FilmiİAOSB Dosya İndir