İzmir Atatürk Organize Sanayi Bölgesi
Adres: M. Kemal Atatürk Bulvarı No : 42 35620 Çiğli / İZMİR

Telefon::(232) 376 71 76
Faks::(232) 376 71 00

Harita

Başkanın Kaleminden

 
 
Enflasyonla yaşamaya devam ediyoruz
 
Değerli Sanayici Dostlarım;
 
Dünya kaos ile yaşamaya alışmaya başladı. Her yeni günde karşımıza çıkan olayları artık daha serinkanlı, hatta daha umursamaz şekilde izlemeye başladık. Bu durumun sadece ekonomi ve finans alanında olduğunu düşünmeyin lütfen. Dünyanın bir bölgesinde aylardır yağmayan yağmur sebebiyle uluslararası yardım kampanyaları başlarken, bir başka bölgede seller, canlar alıyor. Dünyanın bir tarafı sıcaktan kavrulurken, bir başka yerinde fırtına ve kasırgalar yaşamı felç ediyor.
 
Bu durumlar şunu gösteriyor ki biz insanlar sadece finans ve ekonomi alanında değil, yaşamın her alanında pek çok yanlış yapmışız. Bu yanlışların cezasını gün geliyor doğa gün geliyor finansal piyasalar kesiyor.
 
Ne yazık ki, insanoğlu aynı yanlışları yapmaya devam ediyor. 2018’de başlayan daha sonra pandemi ile tepe noktasına varan ekonomik sorunlar, beraberinde özellikle uluslararası politika alanında ciddi sonuçlar getirdi.
 
Şöyle bir baktığımızda, Çin-ABD çekişmesi ve bu çekişmeye her ay eklenen Tayvan gibi sorunlar, Rusya’nın Ukrayna’yı işgali ve bu işgalin getirdiği ciddi kırılmaların yarattığı ekonomik sonuçlar, tedarik zincirlerinin kırılması ile bir türlü rayına oturmayan üretim süreçleri, ekonomik sıkıntıların yanı sıra sosyal sorunları da büyüttü. Üretimin daralmasına bağlı olarak istihdam azaldı, artan mülteci hareketleri ile özellikle Avrupa aşırı politik söylemlerini öne çıkarmaya başladı. Bu aşırı söylemler zaman zaman Türkiye’nin de kulaklarını çınlattı.
 
Sürekli zor zamanlardan geçen Avrupa-Türkiye ilişkileri, politikacıların kendi iç politikalarını ateşlemek için kolay bir yol olarak görülüyor sanırım. Oysa ithalat ve ihracat rakamlarına baktığımızda Türkiye ile Avrupa’nın birbirinden kopmasının neredeyse imkansız olduğunu görüyoruz. Öyleyse politikacılar ne söylerse söylesin, biz sanayiciler işimize bakmaya devam edeceğiz.
 
Yurt içinde enflasyon ile yaşamayı sürdürüyoruz. Rakamlar gerçekten üzücü… Bu rakamlar altında ne tüketicinin ne de üreticinin normal sayılabilecek düzeyde bir kazanca sahip olması neredeyse mümkün değil. Ailelerin birikimleri eriyor, borçları artıyor. Sanayicinin de durumu farklı değil. Kendi öz sermaye destekleri ve borçlanma yolu ile çarklarını çeviriyorlar. 
 
Bu arada döviz kurlarının yükselişi ile ciro olarak artan ihracata bakarken, aynı kurların getirdiği ithalat yükü cari açık problemimizi aynen devam ettiriyor.
 
Küresel ekonomideki gelişmeler özellikle arz güvenliğinin kurulabilmesi bakımından finansman güvencesi sağlanmasının önemini daha da artırıyor. Bu alanda bütçe imkanlarının zorlanması kaçınılmaz.
 
Ancak verilecek olan bu desteklerin verimini artırmak için daha geniş kapsamda ve daha çok alanda faydalı olabilecek finansal enstrümanlar geliştirilmesi gerektiğine inanıyorum.
 
ABD Merkez Bankası’nın (FED) faiz kararları neredeyse dünyadaki tüm merkez bankalarının kararlarını etkilemeye devam ediyor. ABD’nin enflasyon ile mücadele ederek doları ülkeye geri getirme çabaları, özellikle gelişmekte olan ülkelerin finansal kaynak bulmasını zorlaştırıyor. Bu zorluğun içine küresel resesyon ortamında Avrupa’nın alışık olmadığı enflasyon problemi de girince paranın maliyeti gittikçe artıyor. Türkiye bankacılık sistemi bazı dönemlerde sanayicileri üzen uygulamalar gerçekleştirse de genel anlamda ‘bu dönemi iyi idare ediyor’ diyebiliriz. Elbette burada bankaların elindeki kaynağın bireysel taleplere mi yoksa ticari ve sanayi taleplerine mi ağırlık vereceğini siyasi karar mekanizmaları belirliyor. Vatandaşların günlük yaşamlarının devamını temin etmek elbette öncelikli olacaktır ancak üretim ve istihdam zinciri düşünüldüğünde sanayinin de geçim kaynağı olduğu göz ardı edilmemelidir.
 
Kış geliyor. Sanırım özellikle Avrupa ilk kez kışın gelmesinden bu denli rahatsız. Rusya ile Avrupa arasındaki gergin, hatta sert ilişkiler, Avrupa’nın Rusya’yı sıkıştırma politikası, bazı alanlarda Avrupa’ya olumsuz olarak geri dönüyor. Türkiye’nin zaruri ihtiyaçlar başta olmak üzere, bazı mallarda arabulucu olarak çalışmasını gayet olumlu karşılıyoruz.
 
Bu arada ABD-Rusya-Avrupa üçgeni içinde özellikle ABD ve Avrupa cephesinden Türkiye’ye çok da olumlu mesajlar gelmiyor. Türkiye de bunlara karşılık olarak Şanghay Beşlisi’ne yakın durarak alternatifsiz olmadığını gösteriyor. Ancak bu durumun özüne bakarsak, böylesine büyük bir düzlem değiştirmenin karşılıklı olarak tüm tarafları etkileyeceğini rahatlıkla söyleyebiliriz.
 
Türkiye bu sıkıntılı dönemde seçim atmosferine de girmeye başladı. Biz sanayiciler olarak hem ulusal hem de uluslararası siyasi hesapların dışında sadece üretmek istiyoruz. Bu nedenle içeride ve dışarıda olabildiğince sakin, sağduyulu davranışlara her zaman olduğundan daha fazla ihtiyacımız olduğunu vurgulamak isterim.

 

İAOSB Yerleşim PlanıİAOSB MedyaİAOSB Haber DergisiİAOSB Tanıtım FilmiİAOSB Dosya İndir