İzmir Atatürk Organize Sanayi Bölgesi
Adres: M. Kemal Atatürk Bulvarı No : 42 35620 Çiğli / İZMİR

Telefon::(232) 376 71 76
Faks::(232) 376 71 00

Harita

Başkanın Kaleminden

Ekonomide Nisan Beklentileri

Öncelikle yazıma Afrin Merkezine girilmesi ile başarılı bir biçimde gelişen zeytin dalı harekatına katılan tüm Türk Silahlı Kuvvetler, Jandarma ve Polisi gücümüzü kutlayarak başlamak istiyorum. Bu harekat esnasında yaşamını yitiren tüm şehitlerimize Allah’tan rahmet, gazilerimize acil şifalar, geride kalan yakınlarına da sabırlar diliyorum.
 
Yazımın başlığını neden Nisan beklentileri diye seçtiğime gelince, esnafından, tacirine, sanayicisine kadar son günlerde ekonomik gidişat hususunda bir Nisan beklentisini görüyoruz.
 
Nisan beklentisi olumlu olanlar, hükümetin batı ile özellikle Avrupa ile ilişkileri daha sakin bir hale getirerek, piyasaların önündeki siyasi bariyerleri indireceği, ABD ile çok sertleşen ortamın, ABD Dışişleri Bakanı değişimi ve   Afrin sonrasında biraz olsun makul bir seviyeye çekileceğini dile getirirlerken. İç siyasette de erken seçim beklentisi içinde olanlar, seçim ekonomisi ile bir nefes alma dönemi yaşanacağını öngörüyorlar. Büyüme trendinin sürmesini de bir güven çıpası olarak değerlendiriyorlar.
 
Nisan beklentisi olumsuz olanlar ise, Afrin kontrol edilse de Suriye’de devam eden harekat genişledikçe ABD, Rusya ve hatta İran ile karşı karşıya gelme olasılığının artacağını belirtiyorlar. Ayrıca Yeni ABD Dışişleri Bakanının  şahin kanattan olduğunu söyleyerek, çözüm için komisyonlar oluşturulsa da, aradaki ortamın hala çok sert olduğunu ve hatta ABD tarafından bilinen bazı davalar nedeni ile Türkiye’ye ekonomik yaptırımların gündeme geleceğini  belirtiyorlar.     
 
Mart ayında oluşan olumlu beklenti ise ay sonunda yapılacak olan AB zirvesinde, olumlu bir havanın yaratılması. Hollanda ile yaşanan soykırım iddiası tasarısının kabulü şimdilik sadece bu ülkeye yönelik sert ve soğuk rüzgarlara neden oldu. Ancak, hükümetin AB ile bazı konularda tekrar yakınlaşma eğiliminde olduğu görülüyor.
 
Piyasalarda olumlu havayı tetikleyen en önemli unsur ise, hükümetin rüzgarıdır.  Olumlu rakamlar kamuoyuna güçlü bir şekilde vurgulanıyor ki, olumsuz göstergeler geride kalıyor. Bazı rakamlar da bu söylemleri destekler nitelikte.  Ocak ayı sanayi üretim endeksi yüzde 12 arttı, sanayi sektöründe ciro yüzde 26 arttı, işsizlik 10,4’e geldi. Sürekli yeni destekler açıklanıyor. Torba yasalar içinde, ekonomik yaşamı ve uygulamaları değiştirecek detaylar değiştiriliyor.
 
Oysa; Şubat’ta TÜFE yüzde 10,26 ya geriledi ama çekirdek enflasyon yüzde 0,49 artış ile 11,94 oldu. Sanayicileri ilgilendiren bir veri olan Yurt İçi Üretici Fiyat Endeksi ( Yİ-ÜFE) ise bir önceki yılın aynı ayına göre yüzde 13,71 olarak gerçekleşti. Burada iki şey çok önemli. İlki; TÜFE ile Yİ-ÜFE arasındaki makasın hala makul düzeye inmemesi. Bu üretim yapan sanayicinin karlılık kanallarını kapatmaya devam etmektedir. Diğeri ise, Yİ-ÜFE’de aylık en fazla artışın yüzde 21,10 ile elektrik ve gaz sektöründe gerçekleşmesidir.
 
Bu artıştan bahsederken, geçen ay BOTAŞ tarafından 300 bin metreküpten az doğalgaz kullanan sanayi tesislerine uygulanacak indirimin kapsamına OSB’lerimiz içinde yer alan KOBİ’lerin alınmamasına dikkat çekmeliyim. Diğer yandan, EPDK’nin Nisan başından itibaren uygulamaya koyacağı, piyasa takas fiyatı (PTF) ve değişken olarak uygulanacak yenilenebilir enerji kaynakları destekleme mekanizması (YEKDEM) tutarları sanayicinin enerji maliyetleri hesaplarının önüne kalın bir perde çekmiştir. Bu hususlarda uyarılarımız devam etmektedir. Özellikle elektrik fiyatları hususunda İAOSB olarak sanayicimize en uygun ve makul rakamları verme gayretimiz sürmektedir, sürecektir.
 
Diğer önemli bir maliyet unsuru olan işgücü maliyet endeksin de ise Ekim-Aralık 2017 ‘de bir önceki yıla göre yüzde 12,3 artmıştır.
 
TCMB verilerine göre, Ocak sonu itibarıyla özel sektörün uzun ve kısa vadeli borç toplamı 5,5 milyar dolar artışla, 244,6 milyar dolara ulaşmıştır. Uzun vadeli borcunun yüzde
 
58’inin, kısa vadeli borcun ise 46,6’sının ABD doları olduğuna bakarsak, kur hareketlerinin borç riskine etkisini rahatça görebiliriz.
 
Şubat ayı ihracat rakamlarımız 2017’ye göre yüzde 9 artarken, ithalat rakamlarımız da yüzde 19,6 arttı. Yani, ihraç ediyoruz ama ihraç etmek ve tüketebilmek için de güçlü bir ithalat yapımız var.
 
Ülkemizdeki siyasetin ekonomi söylemleri ve hedefleri ile kademeli olarak olumsuzlaşan küresel koşulların birbirine pek uymadığını görüyoruz. Genişleyen dış ticaret açığı ile büyüyen dış finansman ihtiyacının makul fiyatlarla, istenen düzeyde sağlanması zorlaşıyor. Maliyet kökenli enflasyon, enflasyon hedeflemelerini yıkıp, geçiyor.
 
Küresel görünümde ise, başta ABD olmak üzere korumacı söylemlerin artması, gezgin sermayenin riskten kaçınma eğilimin artması kredi sıkılaşması gibi bir döneme neden olabilir. Nisan ayı ile birlikte çift haneli enflasyonumuz ve aleyhimize gelişen  dış dengemiz ile sıcak bir ekonomi bizi bekliyor gibi.  
 
Bölgemizde ise, 16. Olağan Genel Kurulu’muzu gerçekleştirerek, 2017 yılında gerçekleştirdiğimiz çalışmalar ile 2018 yılı için planlarımızı ve projelerimizi katılımcılarımızla paylaştık. Her kararın oy birliği ile alındığı toplantıdan bir kez daha sizlerden aldığımız güç, güven ve enerji ile çıktık. Öncelikle tüm sanayici dostlarımıza teşekkür ediyorum. İzmir Atatürk Organize Sanayi Bölgesinin bugüne kadar olduğu gibi bundan böyle de , temel ilkelerinden sapmadan ülkemizin örnek ve önder bir OSB olarak yolunda yürümeye devam edecektir. 
 
 
 

 

İAOSB Yerleşim PlanıİAOSB MedyaİAOSB Haber DergisiİAOSB Tanıtım FilmiİAOSB Dosya İndir